İnternet bağlantınızın ardında gizlenen karmaşıklığı basitleştirmek istemez misiniz?

Günümüzde en çok konuşulan konu, belki de internet ve internet aracılığı ile yapılanlar. Peki, bunlar gerçekten tam anlamıyla kullanıcılara ulaşan doğrular mı, yoksa kulaktan kulağa yayılan hikâyeler mi? Şartlanma ve alışkanlıklar üzerine günümüzde pek çok yayın ve deney yapılmıştır. Bu deneyler göstermiştir ki, insanlar bazen öylesine tek bir şeye saplanıp diğer olasılıkları hemen hemen hiç düşünmemektedirler. Şöyle ki; günümüzde internet, web sitesi, e-mail denildiğinde, akla hemen hosting firmaları gelmektedir. Acaba hiç kimse düşünmüş müdür bu firmaların neden çıktığını? Neden kurum ve kuruluşlar internet ile ilgili ihtiyaçlarını kendi ofislerinden gidermek yerine, bir başkasının ofisindeki makinelere uzaktan ve yavaş çalışan hatlar ile ulaşmaya çalışmaktadır? Acaba benzer mantık ile çalışan başka bir sektör var mıdır? Tüm bu sorular ışığında günümüz internet yapısını tekrar düşündüğümüzde, karşımıza çıkan tablo aşağı yukarı şöyledir:

Ofis içinde bir kaç bilgisayar 10-100 megabit hızında bir ethernet, bu bilgisayarları birbirlerine bağlayan bir ağ ve bir anahtar, çok düşük ihtimalle bir güvenlik duvarı (firewall) ve internete bağlanmayı sağlayan bir modem'den oluşmaktadır. Modem'den sonrasına da devam edersek, ADSL, kablo-net, ISDN ya da kiralık hattan oluşan bir geniş alan ağ protokolü. Kaba anlatımı ile ofisimize gelen telin diğer ucu, bir güvenlik duvarı, yönlendirici, e-mail sunucu, web sunucusu ve bizim de sitemizin bulunduğu siteler dizisi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Peki, bu yapı tüm şirketler için geçerli midir? KOBİ'lerin dışında kalan büyük şirketler de benzer yapı ile mi çalışmaktadır, yoksa onların sistemleri farklılık mı gösterir? Araştırdığımızda böyle olmadıklarını görmekteyiz, acaba neden? Bu hosting mantığı nasıl çıkmıştır? Düşünelim; yukarıda saydığımız sistemi kendi ofisimizde kurmaya çalıştığımızda neler gerekecektir?

- Güvenlik duvarı, yönlendirici, proxy güvenlik ve kontrol üçlüsü

- E-mail sunucu ve web sunucu başta olmak üzere sunucular

- İnternet sitesi ya da tercihan portalı

- Yukarıdaki yazılımların koşacağı donanımlar

- Yine yukarıda saydığımız sistem parçalarını desteklemek için insanlar

Böyle düşündüğümüzde, yapı karışık bir hal almakta ve bir KOBİ'nin tüm bu yapıyı kendi ofisinde kurmak için harcayacağı para, zaman ve insan gücü imkânlarının çok üstüne çıkmaktadır. Dolayısı ile ideal olan ve kurumların kendi ofislerinde olması gereken bu yapı, ikiye bölünerek hosting mantığı doğmuştur. Peki, bu sistem yani ikiye bölünmüş yapı ile KOBİ'nin ihtiyaçlarının karşılanması ne derece mümkündür? Düşünelim; bir bankadan KOBİ'deki kullanıcıların beş tanesine e-mail gönderilmiş olsun. Bu durumda sistemde gerçekleşenleri düşündüğümüzde, ilk kullanıcı mail programındaki gönder/al tuşuna basar ve bu istek ADSL, Kablo Net, ISDN ya da kiralık hat aracılığı ile uzakta bulunan hosting makinesine kadar gider ve orada bulunan e-mail sunucuya bağlanarak kendisine gelmiş olan elektronik postaları sorar ve alıp gelir. Hosting yapısındaki ana sorun da burada başlamaktadır. Zaten yavaş olan ve çok dikkatli kullanılması gereken internet hattı, yukarıda anlatıldığı şekilde e-mail alan her kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. Böylece; aslında e-mail sunucu kullanıcının kendi ofisinde olsaydı bir defada gelecek olan e-mail, bu yapı ile sanki 5 defa gelmiş gibi olmaktadır. Aynı mantık intranet ve internet içinde geçerlidir. Geniş alan ağına dayalı hosting mantığı, hemen yavaşlamakta ve bir hobi kullanımından öteye geçmemektedir. Bunu postahanedeki posta kutularına benzetelim. Şöyle ki, hiç evimize ya da ofisimize posta gelmediğini düşünün. Tüm postalar postahanelere geliyor ve bizim oralardaki kutularımıza konuyor. Bizler, yani kullanıcılar da, hem posta almak hem de göndermek için postahanelere kadar gidip geliyoruz. Halbuki bu yapının alternatifi, kendi masamızdan postayı alıp göndermek!

Sebepleri biraz araştırdığımızda görüyoruz ki, hosting mantığının altında yatan ana gerekçe, lisans ve destek maliyetlerinin KOBİ'lerin karşılama imkânının çok üstünde olması.

Günümüzde teknolojideki gelişmeler sonucunda bu sorun da ortadan kalkmıştır. Satılmaya başlanan cihazlar sayesinde kurumlar bu hizmetleri çok daha ucuz bir şekilde kendi ofislerinde sahip olur hale geldiler.

KOBİ'lerin yönelmeleri gereken ana hedef, öncelikle kendi ofislerindeki iç ağların güvenliğini ve kontrolünü sağlamaktır. Bu güvenlik ve kontrol üç ana yazılım tarafından yapılmaktadır: Güvenlik duvarı, yönlendirici ve proxy.

Bu yazılımlar yardımı ile KOBİ'ler, ofislerini dışarıdan gelen saldırılara karşı koruyabilir ve içeriden dışarıya doğru olan akışı kontrol altında tutabilirler.

Bunun peşinden gelen ikinci konu, ofis için e-mail haberleşmesinin yapılabilir olmasıdır. Yani yan yana iki masada duran bilgisayarlar birbirlerine e-mail gönderdiklerinde, bu e-mail hosting firması üzerinden gidip gelmemelidir. Bu da ofis-içi bir e-mail sunucu ile sağlanabilir. KOBİ'lerin hemen hemen hepsinde bulunan panolara güncel haberler, yapılanlar ve yapılması gerekenler asılır. Bu yöntem, rahatlıkla bir ofis için intranet portal'ına taşınabilir ve tüm yazılı belgeler bu portal'da toplanarak KOBİ'nin bilgi birikimi kontrol altına alınabilir. Bir portal ile web sitesi arasındaki ana farkı anlatmak istersek, rahatlıkla şöyle bir kıyaslama yapabiliriz: Web sitesi kâğıt kalem ile muhasebe tutmak, portal ise muhasebe programı kullanmaktır.

Bir portal'dan beklenmesi gereken özellikleri şöyle sıralayabiliriz: Portal öncelikle ilişkisel bir veribanı üzerinde çalışmalı, portal'ın genel bir dil ile geliştirilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Son kullanıcı arayüzünün, yani portal'ın oluşturduğu HTML kodunun, tek bir tarayıcıyla (browser) değil, tüm tarayıcılar ile uyumlu çalışması gerekir. Ayrıca portal'ın anket, sohbet odaları, yetki seviyeleri, e-mail'lerin internet üzerinden kontrol edilebilmesi, portal'a bilgi siparişi (aradığımız anda bulamadığımız bir ürün ya da bilginin, geldiğinde portal tarafından bize haber verilmesi), portal'a belge göndermek gibi işlevlere imkân tanıması uygun olur. Böylece KOBİ'ler sahip oldukları bu imkânları, firmaları için bir bilgi birikim noktası olarak kullanabilir, çok ucuza reklam yapıp birlikte çalıştıkları kurum ya da kuruluşlar ile internet üzerinden sanal ortamda birlikte çalışabilirler.

Sonuç olarak; ideal olan ve hedeflenmesi gereken yapı, kurum ya da kuruluşların kendi ofislerinde kendilerine ait sistemlerinin olmasıdır. KOBİ'ler, ancak bu yapı üzerinden bankalar ya da holdinglerde olan internet kullanımına erişebilir, onun getirdiği tasarruf ve birlikte çalışma imkânlarından yararlanabilirler. Hosting mantığı ile kurulan sistemler, genellikle bir hobi kullanımından öteye geçememektediler.

Günümüzde KOBİ'lerin bu ihtiyacını karşılayacak olan cihazlar, TeGeMe Teknoloji Geliştirme Merkezi tarafından, SureBox ürün ailesi olarak geliştirilmiştir. KOBİ'ler de tek bir cihaz ile, güvenlik duvarı, yönlendirici, proxy, e-mail sunucu, web sunucu, internet sitesi ya da portalı, e-ticaret, CRM (customer relationship management - müşteri ilişkisi yönetimi) ve VoIP (voice over internet protocol - internet protokolü üzerinden ses) de dahil olmak üzere, internetin tüm imkânlarından gerçek anlamda faydalanmaya başlayabilirler.

Daha Hızlı, Daha Basit İnternet, Güvenli İnternet
  • Şu anda 5 Yıldız üzerinden 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Derece: 0/5 (Değerlendiren 0)

Teşekkür ederiz

Bu sayfayı değerlendirdiniz, sadece 1 kere değerlendirebilirsiniz

Değerlendirmeniz değiştirildi, teşekkürler

Değerlendirme için Giriş yapın ya da yeni bir kullanıcı yaratın

Yorumları okuma yetkiniz bulunmamaktadır

Yorum gönderme yetkiniz bulunmamaktadır